Mutfağıma Hoşgeldiniz

12/6/2008 - e-lezzet.net Hakkında

 

Sevgili blogcular;

Zaman zaman googlede blogumda yazdığım tariflerin isimlerini kullanarak arama yapıyor ve böylece tariflerim başka sitelerde iznim dışında kullanılıyor mu diye kontrol ediyorum.

Bugün e-lezzet.net adlı sitedeki çerkes tavuğu tarifine ait resmin bana ait olduğunu görünce ilgili siteye mail atarak resmin benden izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayaınladığını ve bu nedenle kaldırılmasını istediğimi, ayrıca başka blog yazarı arkadaşlarıma ait fotoğrafların da sitelerinde bulunduğunu belirttim ve blogcular olarak bu konudaki hassasiyetimizden bahsettim.

Bu sitede portakal ağacı'na ait resimler de dikkatimi çekince ; Hatice Hanım'a da mesaj atarak konu hakkında bilgi verdim.

Bu sırada siteden bana bir cevap geldi ve resmin bana ait olduğu doğrulanarak, kaldırıldığı haber verildi. Başka hangi resimlerin blogculara ait olduğunu belirtirsem diğer resimlerin de kaldırılabileceği söylendi.

Bunun üzerine tandığım kadarı ile bazılarınızın resimleri kendilerini bildirdim.

Bu resimler ile ilgili kendilerine mailde yazdığım cümleler aşağıdaki gibidir;

''Zeytinyağlı barbunya, tavuk salatası , kuzu kapama, mantı, güllaç, aşure ve vişne kompostosu resimleri portakal ağacından alınmış, tabii bunlar benim görebildiklerim.
En sık takip ettiğim blog o olduğu için bunları net bir şekilde diğerlerinden ayırt edebiliyorum.
Ayrıca rus salatası resminiz ev cini'ne ,gavurdağı salatası resminiz serinmavi'ye, tarhana çorbası resminiz sibel'in mutfağına, mantarlı omlet resminiz asyayusof'a, fırında istavrit illedeyemek'e ait''

Kendilerini bu konuda bilgilendirdikten sonra aldığım mail ise şöyle idi;

''Açıkçası içerikle ilgilenecek kadar vaktim yok, kodlama ve tasarımı yapıp bırakıyorum siteleri.
Resimler muhtemelen Google Image Search ile bulunup eklenmiş, kaynakları da es geçilmiş olabilir.
Editör arkadaşları konu hakkında bilgilendireceğim.

Fırsat bulduğumda öncelikli olarak dediğiniz tariflerin, daha sonra da diğer tüm tariflerin resimlerini inceleyip gerekli olanları ya değiştirecek ya da kaldıracağım.

Bu tür durumlarda protesto yazısı vs. yazmadan önce iletişim kurulduğu taktirde iyi niyetle sonuç alınabileceği düşüncesindeyim.
Nitekim birçok insan bu iş için emek harcıyor ve bu emeklerinin çalınmasını kimse istemez.''

Ben yaklaşımı olumlu buldum ancak yine de bu yazıyı yazarak durumu sizlerle paylaşmak istedim. Sizler de bu adresi gezerek size ait resim ya d atarif kullanılmış ise durumun düzeltilmesini isteyebilirsiniz.

Ancak yine de düşünmeden edemedim;bizlere ait resim ve tarifler kullanılacak ise  bu sitelerin yapılış amacı nedir?


 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/1/2008 - NE YAPSAK DA EMEK HIRSIZLIĞINA DUR DİYEMEDİK...

 

YORUMSUZ:(....

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/10/2007 - DİKKATSİZCE BIRAKILAN BİR YORUMA CEVAP

 

 19 Ağustos tarihinde gerçekleşen kahvaltımızı 20 Ağustos tarihinde bloguma eklemiştim.

Yukarıda görülen resimdeki yorum bloguma dün bırakıldı.

Normalde tüm yorumlar oanyımdan geçiyor.

Eğer istemeseydim bu yorumu onaylamazdım.

Ancak onayladım.

Onayladım çünkü yorumu bırakan kişinin haklı olduğunu düşünmesini istemedim.

Bu yorumu onaylayarak eğer bir yanlış anlaşılma varsa bunu ortadan kaldırmak istedim.

Yukarıda ve söz konusu tarihte de belirttiğim gibi bu kahvaltı 19 Ağustos 2007 tarihinde yapıldı.

Yorumu bırakan kişi ise beni Ramazan ayında kahvaltı ziyafeti çekmekle ve saygısızlık ederek bir de bu ziyafeti yayınlamakla suçluyor ve beni ayıplıyor.

Oysa bu yıl Ramazan ayı 13 Eylül 2007'de başladı.

Yorumu bırakan kişi ya bu tarih ayrıntısını gözden kaçırdı ya da iyi niyetten uzak.

Ben açıkçası bu ay içerisinde hepimizin davranışlarına daha çok yansıyan HOŞGÖRÜ:) ile ilk seçeneğin söz konusu olduğunu düşünüyorum.

Aksi halde ben de iyi niyetten uzak bir saptama yaparak; aslında beni bu aya ve bu ayda oruç ibadetini ifa edenlere saygısızlıkla suçlayan ve ayıplayan bu kişinin, bu ayın kaç gün sürdüğünden haberi bile olmamasından hareketle kendisini ramazan ayına saygısızlıkla suçlayacağım ve ayıplayacağım:)))

 

Sevgili ziyaretçi; sanırım sizin için yaklaşık 50 gündür süren Ramazan ayı nedeniyle biraz dikkatiniz dağılmış.

Olsun yukarıda da bahsettiğim gibi; özellikle bu ay daha çok HOŞGÖRÜ'den hiçbirimize bir zarar gelmez:)

 

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/6/2007 - EMEĞE YAPILAN SAYGISIZLIKLARA DUR DİYELİM

 

Sevgili blogcular yukarıdaki resmi obur20.blogcu.com adresinden kopyaladım.

Bu salata benim tarafımdan yapılan gavurdağı salatasıdır ve kaynak gösterilmeksizin ve de iznim alınmaksızın yayınlanmıştır.

Her ne kadar bu tarifin altına yorum yazarak blog yapımcısına bunu ilettiysem de sizinle de bunu paylaşmak istedim.

Hiç hoş bir durum değil bu.

Emeğe yapılan saygısızlığa dur diyelim lütfen.

Kaynak gösterilmeksizin ve izin alınmaksızın tarif ve resimlerimizin başka bloglarda kullanılmasını protesto ediyorum.

İlk kez başıma geldi.

Uyarılmasaydım belki haberim bile olmayacaktı.

Blogcu.com yönetimine de bu sıkıntımı ileteceğim.

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/12/2006 - ÇOCUKLAR, ÇOCUKLARIMIZ...

 

Bu yazıya başlarken çocuklara ilişkin yazı yazmakta çok mu geç kaldım dedim kendi kendime...

Dün akşam Kanal D'de yayınlanan ''Arka Sokaklar'' adlı diziyi izledim.

Bence bu dönemde televizyonda yayınlanan iyi dizilerden bir tanesi Arka Sokaklar.

Dizinin dün akşamki bölümünde sokaklarda şeker satan yaşlı bir adamın yardımı ile kaçırılarak organları çalınan ve daha sonra cesedi bir yerlere atılıp, gömülen çocuklar ve bu tema üzerinden organ mafyası ele alınıyordu.

Çok etkilendim ve hemen telefona sarılarak yeğenlerimi aradım, daha önce milyonlarca kez yaptığımız tembihleri yineledim.

Sonra bu sabah bloguma yeni yemeklerin resim ve tariflerini eklemeyi planlarken birden çocuklarla ilgili yazmaya karar verdim.

Ben anne değilim ama tam 11 yıldır teyzeyim.

Yani diğer değişle anne yarısıyım.

Ve her kadın gibi anne olmasam da doğuştan annelik duygularına sahibim.

Dolayısıyla ne zaman bir yerlerde acı çeken bir çocuk görsem kendimi tutamayıp ağlıyorum.

Şimdi bu yazıya ekleyeceğim resimleri ararken internette çok değişik bilgi ve rakamlara ulaştım çocuklar hakkında.

Cinsel istismara uğrayan, terkedilen, fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalan, yoksullukla ve açlıkla mücadele eden ve savaşı yaşayan çocuklar var dünyanın her yerinde...

Küçük yaşta zorla evlendirilen, küçük yaşta anne olan, eğitim hakkı elinden alınan, para karşılığında satılan, sokaklarda yaşamak zorunda bırakılan ve suça itilen çocuklar da...

Çocuk ticareti, dilendirme, cinsel istismar ya da organ ticareti için kaçırılan çocukların sayısı kimi ülkelerde 120 bine ulaşıyor ne yazık ki...

Göz gezdirdiğim belgeler çoğaldıkça insanın içini burkan bilgiler de çoğaldı çoğaldı çoğaldı...

Burada rastladığım tüm bilgilerden söz edemiyorum bu yüzden elbetteki; ama biliyorum ki siz blog okuyucuları da zaten benim gibi sürekli internette aradığınız tüm bilgilere ulaşabiliyorsunuz.

Bu yüzden ben daha ziyade bu yazıda kendi aklımdan geçenlerden bahsetmek istedim.

Bizim çocukluğumuzda bizi ailemiz sadece karşıdan karşıya geçerken dikkatli olmamız gerektiği konusunda tembihlerdi, çok koşup terlemememiz, terliyken soğuk su içmememiz hakkında bir de..

O zaman biz çocuklar için tehlikeli olan şeylere şimdiki çocuklar gülüp geçiyor...

Çocukluğumdan hatırladığım tek savaş; İran-Irak savaşı...

Şimdi dünyanın heryeri savaş...

Hatırladığım tek bir tehlikeli, kendisi hakkında uyarıldığımız, uzak durmamız gereken insan yok çocukluğumuzdan...

Oysa şimdi hepimiz hastalıklı gözlerle bakıyoruz etrafa acaba bize ve çocuklarımıza kimden zarar gelecek diye...

Ben çocukken baba çalışır ve eve ekmek getirirdi; çocuğa bayramdan bayrama elbise alınır, mütevazi sofralarda yemek yenirdi; çok şeye sahip olunmadığından, daha doğrusu çok şey bilinmediğinden elimizdeki ile mutlu olunması bilinirdi...

Şimdilerde yan gelip yatan ve çocuklarını satan ya da çalıştıran babalar çoğaldı...

Biz küçükken televizyonda film izlerken masum bir öpüşme sahnesi çıksa annem bize ''gözlerinizi kapatın'' derdi, biz bebekler öpüşünce oluyor sanan bir nesildik..

Oysa ne yazık ki şimdiki çocukların büyük kısmı cinselliği istismara uğrayarak öğreniyor ve yine ne yazıkki öpüşmeden anne oluyor...

Ben babasından bir fiske bile yemeden büyüyen çocuklardanım.

Oysa dünyanın bir çok yerinde çocuklar fiziksel şiddete maruz kalıyor günümüzde...

Bizi ailemiz okuyun, kendinize, devlete, millete faydalı olun diye tembihleyerek büyüttü.

Oysa ülkemiz de dahil; dünyanın bir çok ülkesinde çocukların eğitim hakları çeşitli nedenlerle ellerinden alınıyor.

 

Uzun uzadıya bir şeyler yazmak, yazarken de çocukluğumu hatırlamak keyiflendirdi beni sabahın bu erken saatlerinde; ancak diğer yandan da içinde bulunduğumuz durumun vehametine yazarak bir kez daha tanıklık etmek de derinden üzdü...

Siz yaşamasanız da birilerinin yaşadığı acıları kalbinizde hissetmek, telafi edememek, iyileştirememek ve olacakları engellemek için elinizden bir şey gelir mi bilememek insanı üzüyor...

 

Yine de hani eskilerin dediği gibi; ''Helal süt emmiş'' insanların hala yeryüzünde yaşadığını ve bizim elimizin erişemediği yerlerde haksızlıklarla, açlıkla, savaşla, acılarla, istismarlarla mücadele ettiğini bilmek insanın içini rahatlatıyor...

 

1 Yıldan uzun bir süre İstanbul'da bulunan bazı mülteci kamplarına yönelik çalışmalar katılmış ve oralarda yaşayan çocuklarla birlikte olma şansı bulmuş ve diğer insani yardım örgütlerinin de bazı çalışmalarına tanık olmuş biri olarak sanırım yapabileceğim tek şey sizlere buradan çağrıda bulunmak....

Buradan tek tek kuruluş, vakıf, örgüt, oluşum ismi vermek yerine sizlerden bu konuda internette ve çevrenizde araştırma yaparak ilgili yerlere ulaşmanızı öneriyorum.

Hikayedeki gibi belki sadece bir kaç deniz yıldızını denize atabilirsiniz yeniden ama en azından onlar için değişir ve farkeder bir şeyler...

Hepinize sevgilerimle....

 

 

Fotoğraflar; www.dcamera.biz & www.trekearth.com & www.ihh.org.tr

adlı web sitelerinden alınmıştır...

Teşekkürler...

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Mutfak deneyimlerim, Yemek tarifleri, Pişirdiğim yemeklerden ve kurduğum sofralardan resimler, Ve pratik bilgiler... Ayrıca; hayatımdaki insanlar, gezdiğim yerler, düştüğüm notlar ve çektiğim resimlerde burada... TuzBİBER Dergisinin son sayısı için tıklayınız.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
MİNE GEZİYOR

Kategoriler

Arkadaşlarım

roz
hayris
benvesen
lalecik
ekol
tarifbahcesi
pembeli
mutfakmelegi
susam
sihirlimutfak
deryadanlezzetler
aintabsofrasi
nehir35
İlknur Erdem
benar
mineninhobileri
zeytintanesi
bilis
muge1971
yemekbloglari
Blogcu Yemek
Muhterem Erdoğan
halenze
fikos
yesimmutfakta
gonulbahcesi
nurcan vanlıoğlu
nergis2005
Muhterem Erdogan
sieda
hobilendik
merihlemutfak
ufuksitki
cemsakoglu
papatya68
mutfaktayim
buradaherseyvar
eksielma
yumurtasepeti
asude42
kafkasgelini
gulizce
mutfaktayolculuk
yemekkitabi
mutfakmelegim
mimarasci
pastacikiz
ohhbe
yemektariflerimiz
meyvelerinfaydalari
smmmarzukoc
19741974
thistime
yagmurkokusu
yemekcenneti
blogyardim
merdanem
bir1
takihobi
bebeksagligi
makyajteknikleri
aytence
sifalibitkilerimiz
sofraozlemi
sibelinmutfagi
yermisinyemezmisin
pastacimutfakta
meryemmutfakta
atasofrasi
turuncumutfak
annemmutfaktatv
cincinsfikirli
sencansen
lezzetliyemek
limondali
yemekyapmali
Emel DÜNDAR